Mimari

Bir Tasarım Harikası : BMW WELT

  • Çarşamba, 23 Ocak 2019
Bir Tasarım Harikası : BMW WELT

BMW WELT

BMW Welt, Alman oto mühendisliğinin ürettiği ve güneş enerjisiyle çalışan bir tasarım harikası. BMW Group için dünyaca ünlü mimar Wolf Prix, Coop Himmelb(l)au tarafından tasarlanan bu heykel niteliği taşıyan yüksek performanslı  yapının inşası 2003 Ağustos'undan 2007 yazına kadar sürmüştür. 17 Ekim 2007 tarihinde görücüye çıkarak BMW’nin Münih’te bir zerafet merkezi olmasını sağladı.

Grup’un araç teslim ve marka deneyim merkezi olarak hizmet veren, farklı ve fütüristik bir mimariye sahip binanın tasarımındaki temel düşünce mekansal, ideal ve kişilikli bir mimari topluluk yaratmak için mevcut genel merkez binası ve müzenin yapılandırmasını ek öğelerle genişletmek olmuş. Çatıda bulunan üstün nitelikli bir çelik panel ağı, güneş enerjisini toplayarak ısıtma amacıyla binanın içine yayılıyor. Bina ayrıca, iklimlendirilmiş havayı düzenlemek ve doğal soğutma sağlamak amacıyla çalışan bir yüzey sayesinde de güneş enerjisinden yararlanma fırsatına sahip oluyor. İçerdeki termal yönünden etkin yüzeyler, sürekli olarak termal rahatlığı ve sıcaklık değişimlerinin kontrolü üzerinde denetimi sağlıyorlar. Soğutmanın yakınında bulunana yeşillik öğeleri, sıcak havalarda gelen havayı soğutmaya ve yıl boyunca havada bulunan toz parçacıklarını filtrelemeye yardımcı oluyor Tesis, yeni araba sahipleri için lüks bir lobi, bir galeri, konferans odası ve çocuk merkezi bölümlerine sahip. Çift Koni, 450'ye kadar insanın katılabileceği etkinlikler ve sergiler için bir medya merkezi görevi görecek. Tüm bina 73.000 m2'lik alanda oturuyor ve zeminin %60'ı yer altında bulunuyor. Solar fotovoltaiklerden ve bütünleşmiş tasarım sisteminden planlanan enerji tasarrufunun %30 civarında olacağı tahmin ediliyor. Yılda yaklaşık 850.000 kişinin ziyaret ettiği, ziyaretçiler için galeri, konferans ve test sürüş merkezi özellikleri taşıyan BMW Welt (BMW Dünyası), heykelsi çatının örttüğü geniş, şeffaf bir hol ve hemen yakınında bulunan genel merkez binası ile ilişkiyi sağlayan bir çift koniden oluşuyor.

Şekil ve işlevi bir araya getiren mimari konsepti, binanın havalandırmasına olanak sağlayan şık, çelik cephede görebilirsiniz. 3600 adet 800 kW güneş paneli ile kaplanan çatıdan yan yüzeylere yönelen güneş enerjisi binanın ısıtılmasına katkıda bulunurken aynı zamanda havalandırılmayı da büyük duvar alanları ile sağlanmıştır.

Araç teslimi, yapının kalbini oluşturan işlev. Mekan tasarımını şekillendiren, bina fonksiyonun belkemiğini oluşturan en önemli nokta ve bu işlemle ilgili her şey neredeyse bütün katlara yayılmış durumda. Yeni araçlar öncelikle yer altına gizlenmiş katlara getiriliyor. Burada 250 araç kapasiteli otomatik çok katlı depolama birimi, araba yıkama alanları, mekanikler, nihai boya kontrol ve son temizleme üniteleri bulunuyor. Ziyaretçilerin görmediği, yer altındaki katlarda yapılan bu işlemlerden sonra araç, şeffaf asansörler ile asıl teslim noktası olan ve yapının 5 tematik bloğundan birini oluşturan, BMW Welt’in kalbi Premiere’e getiriliyor. Burası diğer tüm alanlardan görülebilen bir bölüm. Bu alan aynı zamanda Marina olarak da biliniyor çünkü arabalar dönen platformlar üzerinden müşteriye teslim ediliyor ve geniş bir rampa ile yapının dışına çıkıyor.

Binanın aydınlatması, tavana entegre edilen HMI lambalar ve altına yerleştirilen ışık kırıcılarla araçların boyasına zarar vermeyecek şekilde yapılmıştır. Havalandırma ise egzoz gazından oluşabilecek kirli havanın tahliyesi için tüm zemini yüksek emiş gücü özelliğine sahip yükseltilmiş taban olarak planlanmış çünkü egzoz gazı havadan ağır olduğu için zemine doğru çöker.

BMW Welt’in bir diğer önemli işlevini yerine getiren bölüm ise Forum. Kuzey kanadına konumlandırılan bu alan işlevsel bağımsızlığın en üst derecesi ile görsel ve mekansal bütünleşmenin çarpıcı bir şeklini sunuyor bizlere. Forum’un merkezinde 800 kişilik bir dinleme salonu var. Hidrolik platformlarla donatılan dinleme salonu BMW yıllık finansal basın bilgilendirme konferanslarından klasikleşmiş oyunlarına kadar pek çok farklı aktivite için kullanılabiliyor. Sahne genişliği boyunca zemine gömülü hareket edebilen bir kapı sayesinde Forum, daha büyük ölçekli organizasyonlar için hol kısmına açılarak büyüyebiliyor.

Zeminin altındaki katlarda kamyon yükleri için indirme-bindirme alanları, mutfaklar, soyunma odaları, tercüman kabinleri, depolama alanları, servis odaları gibi yerler mevcut. 4 katlı 600 araçlık bir park yerinin yanı sıra restoranlarında tüm lojistik ihtiyaçları yeraltındaki mekanlardan sağlanıyor.

Dördüncü tematik blok olan Tower, binanın olimpiyat stadını gören güneydoğu kısmında kelimenin tam anlamıyla çok fonksiyonlu bir alan olarak yer alıyor. Tıpkı Forum gibi, Hol’e açılan iç odaların yanı sıra teras ve iç mekan yürüyüş alanları mevcut. 2 büyük restorana ek olarak, sergi alanı, dükkanlar, idari ofisler ve Junior Campus denilen gençlere ve çocuklara yönelik bir alan mevcut.

Beşinci ve son tematik blok, binadan belirgin bir çıkıntı yaparak güçlü ve dinamik formuyla göz alıcı bir karaktere sahip, çatının ana dayanak noktalarından biri olan Double Cone (Çift Koni). Sahne, yeme içme tedarik eden bir yeraltı şebekesi, dönen platformlar, konser, sergi, talk show gibi organizasyonlar için hazır bir altyapı… Kısacası burası da tam donanımlı bir alan. Tüm bu yapılar, Çift Koni’den çıkan ve serbestçe yüzüyormuş hissi veren bir çatıyla örtülmüş ve içinden geçilebilen heykel formunu alıyor ve dahası bu yapılar mekanı birçok alt bölüme ayırıyor. Çift Koni’yi şekli itibariyle fırtınalı bir havada oluşan hortum gibi düşünürsek, çatı süzülen bir bulut şeklini alıyor. Yapının içindeki Forum, Tower, Double Cone gibi tüm halka açık alanlar hafif br köprüyle birbirine bağlanmış. Köprü tavana asılarak tutturulmuş. Köprünün işlevsel ve şekilsel konsepti dışarı doğru uzatılarak Lerchenauer Caddesi’nin üzerinden geçirip yolu karşısındaki diğer BMW binalarına (genel merkez ve müze) kadar uzatımış. Böylece aşağıda akan trafiğe herhangi bir müdahale olmamıştır.

BMW Welt Yapısı, çatısında 800 kilowattlık güneş panelleri bulunan bir tasarıma sahiptir. Bina Bütünleşik Güneş Pilleri (BBGP) teknolojisi, güneş enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren (Houten İtfaiye Binası) güneş pillerini kullanır ve bina bütünleşik sistem tasarımı ile kendisini ortaya koyar. Mimari bütünleşik yaklaşım ile BBGP, estetik kaygılara cevap verebilmesi; kolayca uygulanabilmesi ve daha az pahalı maliyetlerdeyapılabilmesi; çatı ya da cephede alternatiflerinin çok olması (Houten); kesintisiz performans gösterebilmesi; mevcut ve eski binalara renovasyon ve restorasyon kararları ile uygulanabilmesi; kapalı gridler şeklinde monte edilerek geometrik uygulama kolaylığı sağlayabilmesi nedenleriyle tercih edilmektedir.

“Dekonstrüktivist Mimarlık” başlıklı sergide Viyana’daki Çatı katı Düzenlemesi ile karşımıza çıkan Coop Himmelb(l)au, alışageldiğimiz mimari kalıpları kırarak dinamizm ve dekonstrüktivizmi sorgulayan aykırı bir mimari sunmaktaydı. Himmelb(l)au’nun dünyada ençok tartışılan mimarlar arasında yer almasının nedeni, kuşkusuz formalizmin kısıtlayıcılığından uzak asimetrik strüktürlerle kurguladığı sıradışı tasarımlarıdır.Kullandıkları radikal formlarla mimarlığın sınırlarına dikkat çeken Himmelb(l)au’nın mimarisini tanımlamak gerçekten kolay değildir, çünkü projeleri çoğunlukla karmaşık ve çok parçalıdır. Ancak, bu karmaşıklığın nedeni biçimsel bir kaygı değil, aksine projelerinin arkasında yatan güçlü tasarım fikirleridir. Asimetrik geometrik düzenler ve strüktürler ile var olan mimari kuralları bozan, hatta yıkarak yeniden oluşturan yaklaşımları, kalıplara bağlı kalan ve bu kalıplar dışında açılımlara olanak tanımayan gelenek ve üslupların birer eleştirisidir.

Çoğunlukla yoğun tartışmalar esnasında çıkan eskizlerin makete ve ardından gerçek binalara dönüştüğü bir çalışma sistemi benimseyen Coop Himmelblau'nun formları, formalismin kısıtlayıcı yaklaşımdan uzaklaşan ve özgürlüğü çağrıştıran asimetrik strüktürlerden oluşuyor. 1960'larda kurulan pek çok mimarlık ekibinin aksine Coop-Himmelblau kuruluş aşamalarındaki itici gücü ve prensiplerini koruyarak mimarlığın sınırlarını zorlayan eserler vermeye devam etmektedirler. Dekonstrüktivizm merak edenleri bu linke alalım ---> Dekonstrüktivizm

BMW Welt binası çoğu yerde post modernizme örnek olarak geçmesine rağmen, biz elde ettiğimiz  bu stratejilere dayanarak dekonstrüktivizm olarak yorumlamaktayız.Çünkü dekonstrüktivist mimarlar aslında gelenekseli terk etmemiştir. Aksine, gelenekselin ortasında yerleşerek mimarinin her zaman etkilendiğini göstermiştir bu mimarlar gelenekselin içine iyice yerleşip ve iç mantığına sadık kalarak, zamanla daha güçlü bir şekilde gelenekselin içindeki bazı sorunları keşfetmişlerdir.Yine de eğer, bu yapılar malzemeleri ve formalarından dolayı izleyici ve kullanıcısında güvensizlik uyandırıyorsa, bu dayanıksız olduklarından değildir. Çünkü yapılar son derece sağlamdır. Fakat alışılmışın dışında bir şekilde düzenlenmiş bizim geleneksel anlayışımızı değiştirmiştir.

BMW Welt, BMW AG'ye ait çok işlevli, müşteri deneyimi ve sergi imkânları sunan mekan.BMW merkezine ve Münih Olimpiyat Stadyumu'na yakınlığı ile BMW müşterileri için kolay ulaşılabilir bir galeri, konferans merkezi ve test sürüş merkezi özellikleri taşımaktadır. Bir nevi araba galerisi tadında olan binada BMW gruba ait yeni çıkan tüm modeller değişik konseptlerde tanıtılıyor.

BMW Welt için 21. Yüzyıldaki iletişim binalarının yeni neslini temsil eden ilk yapılardan biri diyebiliriz. Firmanın müşteriler ve tüm dünyadan gelen ziyaretçiler ile diyaloğa girdiği bir buluşma merkezi; hem ticari hem de firmanın müşterisiyle kurduğu duygusal bağ açısından bir alışveriş noktası burası olmuştur. Tasarımdaki önceliği ferah bir görüş alanı ile binanın yakın çevresi ve içindeki bölümlerle olan görsel etkileşimi olmuş.

Açık mimari ve şeffaf cam cephe ile ışığın iç mekana dolmasını ve binanın içinden Münih Olimpiyat Stadı manzarasının görülebilmesini sağlarken aynı zamanda mimari bağlamda yapıyı olimpiyat stadı, genel merkez ve müze ile uyumlu bir biçimde işlev ve tasarımın bir araya geldiği bir mimari yapı esas alınmış.

BMW Welt sanat sadece bir iş olduğu için geçenlerin dikkatini çizim ile içerik değil, aynı zamanda bir bina pratik rolü için ünlü olmayı başarıyor ve çevreye saygı gösterir.Biçim ve işlevi bir araya getiren mimari konsepti, binanın havalandırmasına olanak sağlayan şık, çelik cepheden oluşmuş. Binanın çatı kenar bölgelerden bölümünde havalandırma doğrudan büyük duvar alanları ile oluşturulcak şekilde tasarlanmış.

Camdan yapılan kaplama yüzeyleri konforlu bir yüzey sıcaklığı ortaya çıkarıyor olabilir. Dışarıdaki bitkiler ise özellikle doğal havalandırma elemanlarına yakın olanlar tozları tutmuş ve ayrıca soğutma etkisi de yaratmış. Bina işleyişini tamamen doğal kaynakları kullanarak sürdürmüş. Sürdürebilirliği ise binanın tüm  faaliyetlerinde doğal kaynakları kullanır. Sonuç olarak, binanın mümkün olan en düşük enerji tüketimi ile çalışabilir ve doğal kaynakları doğrudan ve dolaylı olarak tüm ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılabilir olduğu söylenebilir.

KAYNAKLAR

Arredamento Mimarlık dergisinin 210. sayısı, Şubat 2008.

Yapı dergisinin 314. sayısında (Ocak 2007)

https://tr.wikipedia.org/wiki/Coop_Himmelb(l)au

http://www.turkcebilgi.com/dekonstr%C3%BCktivizm

http://www.archello.com/en/project/bmw-welt-3

 

Gizem BEKAR
Çok düşünür çok konuşur bir okuryazar ve her konuda bilgiye aç bir mimar.

 

DİĞER YAZILARIMIZ

PRIVACY POLICY


Copyright © 2018. Created WITH BY OkurDaYazar